Koskoca bir yaz tatilini hatta koskoca bir yılı bitirdim ve ilk defa kendimi 1 yaş büyümüş hissettim. Birileri dediklerimi dinlemeye hatta denemeye karar verdi söyleyeceklerimi 4 gözle beklediler.

Bu koskoca 2016 senesine mutlu başlayıp kötü biten bir ilişki, staj ve yeni bakış açısı sıkıştırdım. Önceden fizik ve felsefeye ilgisi olmayan biri olarak 2016’da bunlara ilgi duydum hemde aşırı teoriler, kuramlar, düşünceler, kanunlar, filozoflar, sorular. Burada onu bunu öğrendim diyerek size listelerce şey yazabilirim ama 2016’nın sonunda sahip olduğum bir şey var nefret/öfke.

Kendi kendinden şüphe duymak size saçma gelebilir ama evet kendimden şüphe etmeye başladım içimde herşeye karşı bir nefret var bir şiddet eğilimim, gülüp geçtiğim konulara artık öfke ve sinirle bakıyorum her olaya bir tepki veriyorum ve bu yaptığım şeylere de yansıyor. Bir işle uğraşırken bir anda gördüğüm paylaşım beni ayar edebiliyor ve tüm vaktimi buna harcıyorum. Nefret ve öfke demişken artık bir işkolik olduğumu da fark ettim sürekli iş düşünüyorum ve kendimi bundan alıkoyamıyorum, boş duramıyorum yani yapamıyorum.

İlişkim sonlandığı zaman kendimi kariyere verdim ve bu bir anda oldu, vakit öldürdüğüm kişi olmayınca boş kaldım kendimi buna verdim bittiği o hafta sonu Aramamotoru’nun düzenlediği 4.SEO etkinliğine gittim daha önce toplasanız 1 etkinliğe gitmiş biri olarak bir anda apar topar etkinliğe gittim ve SEO öğrenmeye karar verdim ve sektör ile orada tanıştım diyebilirim. Bir günde bir sürü insan tanıdım ve ilk beni harekete geçiren fikrim orada geldi bir mobil uygulama buna o kadar heveslendim ki java öğrenmeye karar verdim ancak öğrenecek vakti bulamadım ama “bunu ben yapıcam” diye şart koydum.

Saçını hep kısa tutan biri olarak bu sefer saçımı uzattım saç modelimi değiştirdim “bunda ne var” diyebilirsiniz ancak bir şeyleri değiştirmek o kadar kolay değil. Konuşma şeklimi, tasarım tarzımı, düşünce tarzımı değiştirdim farklı biri olmaya çalışıyorum, insanlardan farklı değil kendimden farklı olmaya çalışıyorum. Çocukluktan beri evde oturan biri olarak bu sene dışarı çıkmaya başladım hayallerime bir de vlog kanalı ekledim.

Mert Yamak sağolsun Gaming İstanbul’a basın olarak girdim ve orada ilk kez basın ortamını gördüm ve bende haber yapma isteği doğdu, bir sürü iyi şey oldu ama bunca düşünce ve hayalin bir de kötü tarafı var. Aklım o kadar meşgul ki unutkan olmaya başladım bir şey yaparken konsantre olamıyorum bir de buna uyku giriyor dikkat toplayıcı hap almayı bile düşündüm antidepresan da buna dahil.

Seneye üniversite sınavına gireceğim ve meslek lisesinde okuyorum hemde matbaa bölümünde aslında bu bile tuhaf büyük bir yalanla yanlış bölüm seçtirdiler ve sonuç hem meslek hem de matbaa okuyorum normalde olduğumdan 3 kat daha fazla ders çalışmam gerekiyor ancak hayallerim ile YGS çakışıyor bir yanım öğrenirken bir yanım YGS’ye çalışıyor.

Şuan 11.sınıf öğrencisiyim ve bir şeyler gelişiyor ilerliyor ama benim yaptığım şey olduğum yerde tökezlemek, vakti nakite çevireyim derken kendimi e-ticaret siteleri yapan 40 yaşında bir amca olarak buldum, o adam bu adam şu yaşında bunu yapmış diyorlar koskoca dünya nüfusunda o yaşında bir şeyleri başaran 1 adam var peki ben? benim bir şeyleri yapmam gerekiyor yoksa asla yapamayacağım. İçimde her şeyi bilmek isteyen bir istek var o kadar çok kaynak ve bilgi var ki bilmeyi istememek delilik gibi geliyor.

Belki artık biraz asabiyim biraz sinirli biraz kafası bulanık ve dolu ama bir şey var oda geç kalmamam gerektiği. Geçenlerde Medium’da 25 yıl boşuna okudum, 30’da uyandım! konulu bir yazıyı okudum bende 16 yıl okudum, 17’de uyandım.